Cannabis Keyfini Nasıl Artırabilirsin?
- 1. Tolerans molası ver
- 2. Strain değiştir
- 3. Tüketim yöntemini değiştir
- 4. Keyif Öncesi terpen zengini yiyecekler tüket
- 5. Kafeinli İçecek yada siyah Çay İç
- 6. Otunu nasıl sakladığın etkiye (ve lezzete) açıkça yansır
- 7. İçmeden Önce spor yap veya koşuya Çık
- 8. Ortamı değiştir
- 9. Her Şey müzikte bitiyor
Kenevir tüketiminin getirdiği zihinsel ve fiziksel etkilerin kapsamı şaşırtıcı derecede geniş, harika derecede ilginç ve bazen de biraz bunaltıcı olabiliyor - özellikle bu işe yeni başlayanlar için. Ama daha deneyimli ganja meraklıları için toleransın artması oldukça yaygın bir durum. Endişelenecek bir şey yok, hiç de değil, ama biraz... Sinir bozucu mu? Belki de bu tam doğru kelime değil - daha çok hayal kırıklığı diyebiliriz, belki ikisi birden?
Alıştığın dozun eskisi gibi vurmadığını mı fark ettin? İki nefes joint ya da vape çekip saatlerce mutlu takıldığın günler geride mi kaldı? O zaman, bu yazıda cannabis keyfini nasıl artırabileceğine ve stoklarından en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğine dair ipuçlarına göz atalım.
1. Tolerans Molası Ver
Biliyoruz, tolerans molası fikri herkesin hoşuna gitmeyebilir. Fakat, uzun süredir ve düzenli şekilde (mesela bir aydan uzun süre her gün) ot kullanıyorsan, keyfini tekrar artırmak için en etkili yöntem gerçekten de budur. Tolerans molası tam olarak adının hakkını verir - Kısa bir süreliğine kenevir tüketimine ara verip, vücudunun THC toleransının sıfırlanmasına izin vermektir. Hiç uzun sürmesi gerekmiyor, birkaç gün ot kullanmamak genellikle yeterli olur.

Tolerans molasını rutinine eklemenin en iyi yolu, haftanın birkaç günü hiçbir kenevir ürünü tüketmemektir. Böylece toleransın düşük kalır, gelecekte uzun aralar vermene gerek kalmaz.
2. Strain Değiştir
Tolerans, belli bir ölçüde strain bağımlı da olabilir. Her strain eşsizdir ve kendine özgü kannabinoid ile terpen profillerine sahiptir. Eğer tek bir genetiğin etkilerine alıştığını hissediyorsan, neden değişiklik yapmayasın? Günümüzde seçenekler neredeyse sonsuz, keşfetmek için müthiş bir dönem.
| STRAIN | GÜÇ | VERİM | BOYUT | GENETİK |
|---|---|---|---|---|
| Gorilla Cookies Auto | %28,5'e kadar | 550 – 650 gr/m2 | XXL | Sativa %45 / Indica %55 |
| Banana Purple Punch Auto | %26'ya kadar | 450 – 550 gr/m2 | XL | Sativa %25 / Indica %75 |
| Amnesia Z Auto | %24'e kadar | 450 – 600 gr/m2 | XL | Sativa %75 / Indica %25 |
Her geçen yıl, THC oranları daha da güçleniyor. On sekiz yıl öncesinde, %20'nin üzerinde THC değerine sahip strainlere rastlamak neredeyse imkansızdı. Şimdi ise, %25 üstü seçenekler sıradan hale geldi; en güçlü strainler ise %35 THC’yi geçebiliyor. En iyi yüksek THC'li autoflowering strainlerini arıyorsan, yukarıdakilere göz atabilirsin. Ayrıca hızlı çiçeklenen, fotoperiyodik gerçek efsanevi strainlerimiz de var -
| STRAIN | GÜÇ | VERİM | BOYUT | GENETİK |
|---|---|---|---|---|
| GG4 Sherbet FF | %27'ye kadar | 450 – 600 gr/m2 | XXL | Sativa %30 / Indica %70 |
| Tropicana Cookies FF | %28'e kadar | 450 – 600 gr/m2 | XL | Sativa %35 / Indica %65 |
| Gorilla Cookies FF | %29'a kadar | 500 – 650 gr/m2 | XL | Sativa %55 / Indica %45 |
3. Tüketim Yöntemini Değiştir
Sadece joint içenlerden misin? Bong’a en son ne zaman dokunduğunu hatırlamıyor musun? O zaman tolerans sorununu çözmüş olabiliriz... Yüksek THC’li budu tam dolu bir bowlda içmek neredeyse kesin patlatıyor ama bu bile yetmiyorsa, belki de ekstrakt dünyasına dalma zamanı gelmiştir!
Ekstraktlar mı? O da ne? Adından da anlaşılacağı gibi, ekstraktlar tüm psikoaktif olmayan maddelerin uzaklaştırıldığı, kenevirin konsantre edilmiş halidir. Sonuçta %98'e kadar THC içerebilen, piyasadaki tüm flower yani otlardan daha kuvvetli ve daha uzun etkili konsantreler elde edilir. Yağla dolu vape kalemleri en popüler seçeneklerdir. Daha geleneksel içiciler için ise shatter, wax veya budder gibi 'dab rig' ile kullanılan seçenekler de yaygın. Ve tabii ki bir de edibles var.

Edibles yani yenebilir kenevir ürünleri, özellikle yeni başlayanlar için en uygun yöntem olabilir. Ama aynı zamanda en güçlü ve en uzun süren keyfi sunan da onlardır. Dozları aşırı olabilir, bu yüzden dikkatle tüketmek gerekir. Küçücük bir jelibon bile çok yüksek miktarda THC içerebilir. Başlangıç dozu olarak 10-20 mg idealdir, ancak yüksek toleranslılar için 50 mg uygun olabilir. Edible modundayken...
4. Keyif Öncesi Terpen Zengini Yiyecekler Tüket
İçmeden (veya seçtiğin diğer yöntemle tüketmeden) önce terpen zengini yiyecekler yemek, keyfini ciddi şekilde artırabilir.
Bunun sebebi, 'entourage etkisi' olarak bilinen olaydır. Artık THC'nin tek etkili madde olarak görüldüğü günler geride kaldı. Kenevire dair yasal araştırmalar arttıkça, son yıllarda en büyük farkındalık, THC'nin pek çok kannabinoid, terpen ve flavonoid ile birlikte etkileşerek bildiğimiz o etkileri ortaya çıkardığıdır.

Her şey bir gitar solosundan çok, bir orkestra uyumuna dönüşüyor.
Yani, içinde bulunduğun strainle benzer terpenlere sahip yiyecekleri tüketerek entourage etkisini ciddi oranda artırabilirsin. Günümüzde çoğu ebenin terpen yüzdeleri de belirtiliyor, bu sayede daha da hassas ayar yapılabilir. Dikkat çekici birkaç yiyecek:
- Mango – En lezzetli meyvelerdendir; ayrıca Myrcene oranı çok yüksektir. Bu terpenin, beyin-kanda bulunan bariyeri gevşeterek kannabinoidlerin beyne ulaşmasına yardımcı olduğu düşünülür.
- Narenciye – Sürpriz olmasın; turunçgiller limonen açısından zengindir ve birçok strainde bulunan temel terpdir.
- Bitki ve baharatlar – Beta-Karyofillen en baskın kenevir terpenlerinden biridir ve biberiye, fesleğen, tarçın, karabiber, lavanta, karanfil, yıldız anason ve kekikte yüksek oranlarda bulunur. Herkesin favori sebzesi brokolide de var!
5. Kafeinli İçecek Yada Siyah Çay İç
Çok yükselip etkisinin biraz daha uzun sürmesini istediğin oldu mu? İşte kahve tam bu noktada devreye girebilir. Yoğun Indica genetiklerinde görülen yorgunluk ve “koltuk yapışması” hissini azaltmaya yardımcı olur ve dopamin salgısını artırarak motivasyon ve uyanıklığı tetikleyebilir. Aynı zamanda THC kaynaklı anksiyeteyi azaltabilir, ancak bazı araştırmalar tam tersine de işaret ediyor, o yüzden bu biraz değişken!

Kısa özetle; kahve hem enerji artışı sağlar hem de keyif süresini uzatabilir. Ayrıca kafein ve kannabinoid karışımının, “flow-state” denilen, yaratıcılığın ve odağın arttığı bir moda girilmesine yardımcı olduğu da söylenmekte. Siyah çay da güzel bir alternatif. Hem kafein içerir, hem de CB1 reseptörüne bağlanan ve ot tüketiminde “beden etkisini” artırabilen bir flavonoid olan kateşin açısından zengindir.
6. Otunu Nasıl Sakladığın Etkiye (ve Lezzete) Açıkça Yansır
Kendi otunu hiç yetiştirmediysen, muhtemelen kenevir kürleme işlemine aşina değilsin. Kürleme mi? O da ne? Tabii ki çiçeklerin hasta değil (umarız!). Kürlemeden kasıt, olgunlaştırma ve saklamadır. En iyi benzetme, şarap veya viski yıllandırmaya benzer. Kürleme, yetiştirme işleminin vazgeçilmez bir parçasıdır. Otun bong’a veya blunt sarmaya hazır olması için öncelikle kurutulması gerekiyor, değil mi? Ve tabii, kuruyunca hemen içebilirsin, ama en iyi sonucun için 4 hafta ile 6 ay arasında, strain’e göre değişen bir kürlemeden geçmeli.

Tek yapman gereken, otları hava geçirmez bir kapta (örneğin kavanozda, ama tüm hava almayan kaplar olur) %75’ten fazlasını doldurmadan saklamak. Çiçeklerin hava alıp hareket etmesi gerekir. İlk hafta günde iki kez, kalan süreçte ise haftada iki kez kavanozu 'havalandırmak' gerekir. Ayrıca kavanozları güneş ışığından uzak, serin ve nemsiz bir yerde (18°C-24°C arası uygun) saklamak çok önemli.
Peki kürleme aslında tam olarak ne işe yarar? Kısacası, otunu kürlemek, tamamen olgunlaşıp gerçek aromasına ve maksimum gücüne ulaşmasını sağlar. Bu şekilde kannabinoidler, terpenoidler, flavonoidler ve diğer önemli bileşenler tam kapasiteyle etkileşir.
Ayrıca, kürleme kalan nemin de atılmasına yardımcı olur, yoksa küflenmeye yol açabilir. Biz genellikle ikinci haftadan sonra kavanozları buzdolabına koymayı tercih ediyoruz, böylelikle daha yavaş kürleme sağlanıyor ve ürün uzun süre en iyi şekilde muhafaza ediliyor. Ama kendi otunu yetiştirmiyorsan, satın aldıkların da bu şekilde olmalı mı? Evet, olmalı. Asıl mesele - Satın aldığım ot gerçekten düzgün kürlenmiş mi, hatta kürlenmiş mi?
Cevap muhtemelen hayır. Kürleme zahmetli bir süreçtir ve çoğu dispensary o kadar yoğun ki, kürleme genellikle öncelik sırasına alınmıyor. Bizim önerimiz, her daim otunu kavanozla, imkanın varsa buzdolabına koyman. Uzun vadede farkı net göreceksin.
7. İçmeden Önce Spor Yap veya Koşuya Çık
Spor yapıp ardından sarmak, kenevirin psikoaktif etkilerini artırmanın baya yeni bir yolu! Buradaki temel mantık, kalp hızını ve kan akışını artırmak, böylece THC’nin daha hızlı ve verimli şekilde kana karışmasını sağlamak.

Bunun yanında, egzersiz yapmanın hem coşkunun hem gevşemenin arttığı bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. İkisini birleştirerek keyfini katlayabilirsin! Sadece aşırıya kaçmamaya özen göster. Hafif tempolu koşu ya da orta seviye bir spor salonu seansı THC'nin vücuda daha hızlı karışmasına yetiyor.
8. Ortamı Değiştir
Sürekli aynı yerde, koltukta, aynı dizi açıkken mi içiyorsun? Bunda utanılacak hiçbir şey yok. Ama sürekli aynı ortamda olmak, özellikle de zaten vaktinin çoğunu orada geçiriyorsan, deneyimi biraz köreltebilir. Evet, konforlu ve kimseyle uğraşmak gerekmez; ama derler ki – çeşitlilik hayatın baharatı! Yani, kalk koltuktan, TV’yi kapat ve kendini doğaya at. Hele ki doğa yürüyüşü sana en uzak fikir geliyorsa…

Biraz yükselip kendini doğanın içinde bulmak, huzur ve sükun duygularını artırıyor. Ormanda ya da sahilde bir spliff sonrası deneyim gerçekten çok farklı oluyor ve ortam değişikliği, otun tüm etkisini artırabiliyor. Dışarı çıkamıyorsan bile, sorun değil! Aynı etkiyi evde başka bir odada deneyebilirsin. Işık ve koku da önemli faktörler, yaklaşımını değiştir ve en çok neyin işe yaradığını keşfet!
9. Her Şey Müzikte Bitiyor
Müzik ve ot, her zaman iç içe olmuştur. Müzik, duyguları ve hisleri artırma gücüne sahip özel bir sanat; haliyle high’ı da büyütmek için mükemmel bir tamamlayıcı. Tavsiyemiz, içmeden önce sevdiğin şarkılardan oluşmuş bir playlist hazırlamak ve ruhunu ona bırakmak. Müzik tamamen kişiseldir, o yüzden kesin bir şey diyemeyiz; ama birkaç önerimiz var:
- Sakin ve sinematik takıl – 'Hermanos Gutierrez' dinle, ruhunu hafif ve derin tutmak istersen. Strech ve keyif için harika.
- Ruhu getir – Avustralyalı 'The Teskey Brothers' soul tarzına yeni bir soluk katıyor, her blunt’a mükemmel eşlikçi.
- Funk ile coştur – Modun düşükse, klasik 'Billy Preston' şarkılarını (Spotify radyo üzerinden) aç, enerji dolu funky his yakala.
Comments