Cup champions! Celebrating with a 5+5 offer. Shop

Kenevir Bitkilerinde Küf: Bilmeniz Gereken Her Şey

15 Haziran 2020
Kenevirde küf, sıcak ve nemli yetiştirme alanlarında oluşur; bitkinin yapraklarında, tomurcuklarında veya köklerinde gelişebilir.
15 Haziran 2020
10 min read
Kenevir Bitkilerinde Küf: Bilmeniz Gereken Her Şey

Contents:
Read more
  • 1. Küf nedir?
  • 2. Küfü Önlemek İçin İdeal koşullar
  • 3. Kenevirde küf
  • 4. Botrytis
  • 4. a. Tespit
  • 4. b. Önleme
  • 4. c. Tedavi
  • 5. Unlu küf
  • 5. a. Tespit
  • 5. b. Önleme
  • 5. c. Tedavi
  • 6. Kök Çürüklüğü
  • 6. a. Tespit
  • 6. b. Tedavi
  • 7. Hasat edilmiş kenevir tomurcuklarında küf
  • 8. Küflü kenevirin sağlığa etkileri
  • 9. Küfe dayanıklı en İyi kenevir strainleri
  • 10. Sonuç

Sorunsuz bir yetiştirme döngüsü yaşamak istiyorsanız, küflü otlardan kaçınmak için elinizden gelen her şeyi yapmanız şarttır. Yetiştirme koşullarını kontrol edip ayarlamaktan önleyici amaçla mantar ilacı kullanmaya kadar çeşitli yöntemler vardır. Küf, vejetatif, çiçeklenme ve hatta hasat sonrası dönemlerde ortaya çıkabilir; tomurcukları içilemez hale getirebilir, çevredeki bitkileri enfekte edebilir ve hatta kenevir tohumlarınızı öldürebilir. İşte kenevir bitkilerindeki küf hakkında bilmeniz gereken her şey: Tanımadan önlemeye ve tedaviye kadar tüm detaylar burada.

1. Küf Nedir?

Küf, çok hücreli iplikçiklerde (yani hiflerde) büyüyen bir mantardır ve hiflerden büyüyen birkaç farklı mantar türü vardır; bu da tüylü bir görüntüye yol açar. Neredeyse her zaman beyaz; bazen de, hif kütlesinden oluşan miselyumdan dolayı gri olur. 

Kenevirin yanı sıra tüm bitki ve yiyeceklerde gördüğünüz o pamuksu ya da tozlu doku, hifenin uçlarında oluşan sporlar sayesinde oluşur; bitkiniz küfe yakalandığında görülen kısımlar da işte bu sporlardır.

 

Kenevirde küf: küf nedir?

Küf sporları yayar.
 

Kenevirde küf ile uğraşmak yetiştiricinin kabusudur çünkü sporlar çok hafif olduğundan basit bir esinti bile onları diğer bitkilere taşıyabilir ve birkaç gün ya da saat içinde tüm ekininizi kontamine edebilir. Belirtildiği gibi, kub, birkaç mantar türünü anlatır; ancak kenevirde dikkat etmeniz gereken birkaç önemli tür vardır:

 

Kenevirde Sık Görülen Küf Türleri
Bilinen Adı Bilimsel Adı Etkilediği Bölge
Tomurcuk Çürüklüğü Botrytis cinerea Tomurcuklar
Kök Çürüklüğü Fusarium oxysporum Kökler
Unlu Küf Golovinomyces orontii  Yapraklar

 

Bu küf türlerini tedavi etmenin ve önlemenin çeşitli yolları olsa da, en iyi yöntem iyi yetiştirme koşulları sağlamaktır. Bu koşullar bitkinizin bulunduğu evreye göre değişir; bu yüzden, nem ve sıcaklığı kontrol edebilmek için termo-higrometre bulundurmanız oldukça faydalı olacaktır. Peki hangi koşulları sağlamalısınız ki küfü önleyebilesiniz?

2. Küfü Önlemek İçin İdeal Koşullar

Yetiştirme koşullarını kontrol edip ayarlamak, yetiştirme alanınızda küfü önlemenin en iyi yoludur. Bu, doğru ekipmanınız yoksa zor olabilir. Gerekli ekipmanınız yoksa da panik yapmayın; yetiştirme koşulları 20-24°C ve %55-60 bağıl neme yakınsa bir sorun yaşamazsınız. Bu aralıklar haricinde yetiştirmek, bitkileriniz mutlaka küf olacak anlamına gelmez; sadece size bir yol gösterici sağlar.

Bunun yanı sıra, ideal yetiştirme koşullarına ulaşmak için birkaç ipucu:

Kapalı Alanlarda Küfü Önleme İpuçları

  • Devirdaim yapan fanlar hava sirkülasyonunu sağlar, havanın durağanlaşmasını önler, küf sporlarının bitkilere konmasının önüne geçer.
  • Nem seviyesini aralıkta tutmakta zorlanıyorsanız, mutlaka bir nem alıcı edinin!
  • Yetiştirme odanızı temiz tutun! Ölü yaprakları temizlemek ve diğer atıkları toplamak, mantarın bitki çevresinde gelişme olasılığını düşürür.
  • Egzoz fanı sayesinde hava değişiminiz olur ve varsa küf sporları dışarı atılır.

Açık Alanlarda Küfü Önleme İpuçları

  • Seralar kapalı bir ortam sunarak, fan ve ısıtıcılarla yetiştirme koşullarını kontrol etme olanağı sağlar.
  • Yüksek dirence sahip strainler ekin; bu şekilde küf oluşumunu tespit edip erken müdahale edebilirsiniz.
  • Saksıda yetiştirin; böylece bitkileri taşıyabilir ve kötü hava koşulları bekleniyorsa güvenli bir yere alabilirsiniz.
  • Doğrudan toprağa ekiyorsanız, bitkinizi plastik branda ile örtün ve şiddetli yağmurdan koruyun.
  • Küf, nemli ortamı sever; o yüzden bitkilerinizi mümkün olduğunca güneş ışığı alan yerlere yerleştirin.

3. Kenevirde Küf

Küf, yetiştirme döngüsünün herhangi bir evresinde hatta kurutma ve fermente süreçlerinde bile oluşabilir. Bu da mantarların gelişmek için belirli koşullara ihtiyaç duymasındandır. Küf, kenevir bitkilerini nemli ve sıcak ortamda kaldıklarında etkileyen bir mantar türüdür. Mantar ilaçları ya da çeşitli ev yapımı çözümlerle tedavi edilebilir ve ortamı kontrol ederek önlenebilir; ancak yaprakları, kökleri ya da tomurcukları çürüttüğünden tedavisi zor olabilir veya hiç mümkün olmayabilir.

Ayrıca, küf sporları üretir (ve havada her yerde bol miktarda spor bulunur). Küf sporları kıyafetlerinize tutunabilir ve bunları yetiştirme odanıza taşıyabilirsiniz. Gelişmek için tek ihtiyaçları nem ve biraz sıcaklıktır. Yetiştirme ortamınızı temiz tutmanızı tavsiye ederiz; daha önce hiç küf ya da mantar sorunu yaşamamış olsanız bile, en iyi önlem temiz ortamdır. 

4. Botrytis

Botrytis (diğer adıyla tomurcuk çürüklüğü ya da gri küf), genel olarak bitkileri etkileyen bir mantar türüdür. Kenevirde, tomurcukların iç kısmında gelişmeye başlar, dışarıya doğru ilerler, bu yüzden erken safhalarda fark edilmesi zordur. Yani otunuzda küf nasıl görünür diye merak ediyorsanız, işte bir örnek.

 

Kenevirde küf: botrytis

Kenevir bitkisinde Botrytis.
 

Tomurcuk çürüklüğü açık alan yetiştiriciliğinde daha kolay görülür; fakat sıcaklık ve nem kontrol edilmezse kapalı alanlarda da olabilir. Ayrıca kurutma ve fermantasyon sırasında da oluşabilir. Tomurcuklar yeterince kurutulmadıysa, içinde su tutabilir ve fermantasyon kavanozunda nemi arttırıp sonunda küfe yol açabilir.

Tespit

Küf belirtileri göremiyorsanız, ancak yaprakların kuruduğunu fark ettiyseniz ya da tomurcukların iyi gelişmediğini düşünüyorsanız; tomurcuklarınızda mantar oluşmaya başlamış olabilir. 

 

Kenevirde küf: botrytis tespiti

Tomurcuk çürüklüğünü erken aşamada tespit etmek zordur çünkü mantar bitkinizi içten dışa doğru enfekte eder.
 

Bu belirtilerden herhangi birini görürseniz, tomurcukların içine bakmaya çalışın. İç kısımlar ile dışı aynı renkte olmalı; kahverengi veya gri lekeler görüyorsanız, büyük ihtimalle tomurcuk çürüklüğüdür.

Önleme

Bu tip mantar nemli ve sıcak ortamlarda oluşur; bunu önlemek için iyi bir yetiştirme alanı oluşturmak çok önemlidir. İyi hava akışı sağlamak, her büyüme aşamasına uygun nem seviyesini ayarlamak, ani sıcaklık değişikliklerinden kaçınmak ve ortamı temiz tutmak gereklidir.

 

Kenevirde küf: ideal koşullar

Tomurcuk çürüklüğünü önlemek için en iyi ortam şartları.
 

Kurutma odanız için, tomurcuk çürüklüğünü önlemek amacıyla %60 bağıl nem ve 20-25°C civarında sıcaklık önerilir. Bu, sadece ortamı kontrol etmekle değil, aynı zamanda budama ya da LST teknikleri uygulayarak dalların arasını açmakla da sağlanabilir. Tüm bu unsurları dengede tutarsanız, büyüme döngüsü boyunca sağlıklı bir bitkiniz olur.

Tedavi

Tomurcuklarınız ağır şekilde etkilenmişse hâlâ tedavi şansınız var; fakat bu, bitkinin büyüme döngüsünü bitirmesi içindir ve tomurcuk çürüklüğünü tamamen yok etmez. Genel tavsiye, küflü bitkiyi ortamdan çıkarmak ve diğer bitkilerin enfekte olmasını önlemektir.

Eğer enfekte bitkiyi kurtarmak istiyorsanız, ilk olarak nem seviyesini ve sıcaklığı azaltmalısınız; böylece küf yavaş gelişir. Bundan sonra enfekte tomurcukları küf spreyi ile püskürtebilirsiniz. Küf büyümeye devam ederse tomurcuklar yumuşar ve tamamen griye döner. Bu aşamada, tomurcukları ortamdan çıkarmalısınız; çok kötü durumda ise büyütme ortamından tamamen çıkararak imha etmelisiniz.

 

Etkilenen tomurcukların toksik olabileceğini ve asla içilmemesi gerektiğini unutmayın!

5. Unlu Küf

Unlu küf, ilk başta yaprakların üzerinde gelişen bir mantar türüdür. Yeni başlayan yetiştiricilere trikom gibi gelebilir; ancak yayılmaya devam ederek tüm bitkiyi sarar.

Bu mantar, bütün yaprakları özellikle tamamen kaplayan beyaz tozumsu bir tabakadır; bu da bitkinizin fotosentez yapmasına engel olur ve sonuçta enerji yetersizliğinden ölmesine sebep olur.

Tıpkı tomurcuk çürüklüğü gibi, unlu küf de kolayca yayılan sporlar üretir ve özel koşullarda gelişir.  

Tespit

Unlu küf ilk oluşmaya başladığında tespit edilmesi zordur. Yapraklarda küçük kabarcıklar görebilirsiniz; ancak o kadar hafif ki genelde beyaz tozlar belirmeye başlayınca unlu küf olduğunu anlarsınız.

 

Kenevirde küf: unlu küf tespiti

Kenevir bitkisinde Unlu Küf.
 

Beyaz toz yaprakların üzerini kaplamaya başlayacak, ışık emilimi tamamen engellenecek hale gelir. Bu noktada yapraklar büzülür, sararır, kahverengileşir ve ölür. Unlu küf yavaş gelişir; fakat bir kez başladığında bitkiyi hızla sarabilir, bu yüzden ilk belirtileri gözden kaçırdıysanız, beyaz tozları görür görmez hemen müdahale edin.

Önleme

Daha önce bahsettiğimiz gibi, mantarlar özel koşullarda büyür; dolayısıyla en iyi önlem iyi bir yetiştirme ortamı sağlamaktır. Bu ortamı budama ya da LST teknikleriyle birleştirerek etkin biçimde önleyebilirsiniz. Yapraklardan besin uygulayan yetiştiriciler özellikle dikkatli olmalı; yapraklarda su damlacıkları bırakmak çok kolay şekilde unlu küfe yol açabilir.

Tedavi

Unlu küf tedavisi biraz daha kolaydır. İlk olarak, yetiştirme alanındaki sıcaklık ve nemi ayarlayın ve enfekte bitkileri ortamdan çıkarın. Diğer bitkileri de kontrol etmeyi unutmayın, çünkü sporlar kolayca yayılır. Bitkinin durumu çok kötüyse önce etkilenmiş yaprak ve tomurcukları çıkarıp, ardından tercih edilen bir mantar ilacı ile püskürtmelisiniz.

Unutmayın, bitkinize ne sıkarsanız sıkın, tomurcukların kokusunu, aromasını ve kalitesini etkiler; bu yüzden mümkünse organik ürünler tercih edin ya da evde kendi çözümünüzü yapın.

 

Erken safhalarda unlu küf tedavisi için 35ml elma sirkesini 1L suyla ya da 400ml sütü 600ml suyla karıştırıp bitkinize püskürtebilirsiniz. Ancak bu yöntemler bazen işe yaramayabilir ve genellikle enfeksiyonun başında önerilir.

6. Kök Çürüklüğü

Kök çürüklüğü, tomurcuk çürüklüğüne benzer; yalnızca köklerde gelişir. Toprakta genellikle fungus sivrisinekleri olduğunda veya uzun süre fazla sulama yapıldığında ortaya çıkar; fakat hidroponik sistemlerde daha yaygındır.

Kök çürüklüğünü toprakta yetiştirirken tespit etmek zordur; çünkü kökler gözle görülmez. Deneyimli yetiştiriciler bile ancak bitkinin kurtarılamayacak hale geldiğinde durumu fark edebilir.

Tespit

Kök çürüklüğü, tomurcuk çürüklüğünde olduğu gibi, köklerin kahverengileşip yumuşaması ile tespit edilir. Ancak kökleri ancak bitkinizi topraktan tamamen çıkarırsanız görebilirsiniz.

 

Kenevirde küf: kök çürüklüğü tespiti

Yetiştiriciler genellikle kökleri en son aşamada kontrol eder ve çoğu zaman artık çok geçtir.
 

Kökler çürümeye başladığında, bitkinizde aşırı sulama, eksiklik ya da yapraklarda kıvrılma gibi (aslında başka bir sebepmiş gibi görünen) belirtiler ortaya çıkar. Önleme Bu mantarı önlemek için yalnızca iyi bir ortamda yetiştirmek yetmez, aynı zamanda aşırı sulama yapmadığınıza emin olmalısınız; çünkü bu fungus sivrisineklerini çekebilir ve köklerin havasız kalıp çürümesine neden olur.

Tedavi

Kök çürüklüğü çoğu durumda tedavi edilmez; çünkü mutlaka bitkinin gelişimini olumsuz etkiler, bu yüzden çoğu yetiştirici bitkiyi atar. Kökleri tamamen çürümüş bir bitkinin kurtarılamayacağı genel kabul görür; çünkü kökler asla %100 toparlanmaz. Yine de tedavi etmek isterseniz kökleri 5-10ml karbonat veya 10ml çamaşır suyu ile 1L su karıştırıp temizleyebilirsiniz.

7. Hasat Edilmiş Kenevir Tomurcuklarında Küf

Büyüme sürecini sorunsuz geçirdiniz, hasada kadar tüm olası küf sorunlarından kaçındınız. Harika! Gerçekten de ekinde küf oluşumunu önlemek büyük başarıdır. En deneyimli yetiştiriciler bile bazen hata yapabilir ve bu hatalar tüm mahsulün kök veya tomurcuk çürüklüğünden kaybedilmesine yol açabilir.

Ancak yetiştirme dönemi geçse de rehavete kapılmamak gerekir. Kenevir bitkilerinde küf, hasat sonrası da oluşabilir; bu nedenle uygun depolama şartlarını sağlamak çok önemlidir. Bitkileri kestikten sonra ilk düşünmeniz gereken şey, yaş trim mi kuru trim mi yapacağınızdır. 

Yaş ve kuru trim arasındaki fark nedir?

Yaş trim, o büyük kızları kestikten hemen sonra bitki materyalinin mümkün olduğunca fazlasını çıkarmaktır. Bir yetiştiricinin yaş trim tercihi için birkaç sebep vardır -

 

  • Yaş trim, tomurcukların kurutma sürecinde küf sorunundan korunma şansını büyük ölçüde artırır. 
  • Bitki materyali azaldığı için tomurcuklar, yapraklar ile birlikte kuruma süresine kıyasla daha çabuk kurur.
  • Kurutma odasında ortam sıcaklığı ve nemi kontrol etmekte zorlananlar genellikle yaş trim tercih eder.

 

Yaş trimmingin bazı dezavantajları da vardır -

 

  • Yaş trim dağınık bir iştir ve kuru trime göre çok daha uzun sürer.
  • Bunun sebebi, yaş haldeki bitki materyalinin ve taze trikomların kuruya göre çok daha yapışkan olmasıdır.
  • Bu, makasların reçineyle çok daha hızlı tıkanmasına yol açar.

 

Kuru trim, kurutma sırasında bitki materyalinin büyük kısmının bitkide bırakılıp, kuruma sonrası trim yapılması demektir. Yetiştiricinin kuru trim tercih etmesi için bazı temel sebepler şunlardır -

 

  • Kenevir çiçeği ne kadar yavaş kurursa, o kadar etkili ve aromatik olur (belli bir noktaya kadar).
  • Yukarıda belirtildiği gibi, kuru trim yaş trime göre daha kolaydır.
  • Şeker yapraklarını işlemeye almak, kuruysa daha kolay olur ve tüm yaprakları toplama şansı yükselir.
  • Kuru trimde, trim tepsisinin yaş trikomlar nedeniyle tıkanıp kalma riski azalır.

Kurutma döneminde sıcaklık ve nem ne olmalı?

Tomurcuklarınızın yavaş ve güzel kurumasını istersiniz. Çok hızlı kurursa, trikomların içindeki o değerli bileşiklerin bozulması riski doğar; ki zaten kenevir yetiştirmemizin amacı aslında onlardır. Trikomlar ve kannabinoidler hassastır ve büyüme sürecindeki gibi özenli şekilde muamele görmelidir. En iyi kurutma sonucu ve minimum küf riski için, sıcaklık 18-21°C (65-70°F) arası; nem %58'i geçmemeli.  Nemi %50-55 arası tutabilirseniz doğru yoldasınız. Bu sıcaklık ve nemde, tomurcukların 7-10 günde tamamen kuruması gerekir ki bu da idealdir.

 

Kenevirde küf: hasat edilmiş tomurcuklarda küf

Maksimum kalite için iyi kurutma koşulları sağlamak şarttır.
 

Ayrıca kurutma odasında yeterli hava sirkülasyonu olmasına dikkat edin; ancak tomurcukları hiçbir zaman fan veya klima cihazından çıkan doğrudan akıma maruz bırakmayın. Direkt hava akımı, tomurcukların nihai aroma ve etkisini de olumsuz etkiler; bu yüzden bunu minimumda tutun. Bu değerleri sağladıysanız, ister yaş ister kuru trim yapmış olun, bitkileriniz ideal şekilde kurur ve en iyi sonucu alırsınız.

Yaş veya kuru trim arasında nasıl karar vereceğim?

Bu karar tamamen kurutma odasının çevresel koşullarını ne kadar iyi kontrol ettiğinize bağlıdır. Eğer sıcaklık ve nemi tam kontrol altında tutabiliyorsanız, küf açısından endişe etmenize gerek yok. Bu durumda bitkiyi bütün bırakıp kuru trim tercih edebilirsiniz. Ancak sıcak ve nemli bir bölgede yaşıyor ve ortamı kontrol edemiyorsanız, yaş trim en iyi seçenek olur. Bu, tüm emeklerinizin tomurcuklar kururken küfe gitmesini önlemenin en iyi yoludur.

Kurutma tamamlandıktan sonra ne yapılmalı?

Tomurcuklar kuruduktan sonra fermente kavanozlarına alınmaya hazırdır. Dur, kuruduktan sonra bile tomurcuklarım içmeye hazır değil mi? Elbette bu aşamada da içebilirsiniz ve tadı gayet iyi olabilir. Ancak hasattan maksimum verim ve keyif almak istiyorsanız birkaç hafta daha beklemelisiniz. Kenevir çiçeklerini olgunlaştırma süreci, viskinin yıllandırılması gibidir ama çok daha kısa sürer (çok şükür). Terpen profili halen tam olgunlaşmamıştır ve hava geçirmez kutularda oda sıcaklığında ve ışık almadan birkaç hafta geçirmesi gerekir.

 

Kenevirde küf: hasat edilmiş tomurcuklarda küf

Küf riski henüz bitmedi çünkü tomurcuklar fermente sürecinde yavaşça dışarı çıkan çok küçük miktarda nem içermeye devam eder.
 

Dikkat edin, küf riski hâlâ devam ediyor. Kuruyan tomurcukların saplarında çok az da olsa nem kalır ve bu da fermente aşamasında yavaşça dışarı çıkacaktır. Bu aşamada tomurcukların küflenmesini önlemek için, kavanozları ilk hafta günde en az bir kez; sonraki haftalarda haftada 3 kez havalandırmalısınız. En ufak bir amonyak kokusu hissederseniz hemen tomurcukları çıkarıp tekrar kurutma odasına alın; bu, küf başladığının işaretidir. Kurutma veya fermente aşamasında herhangi bir küf belirtisi fark ederseniz, ilgili tomurcukları hemen çıkarıp, yayılmasını önleyin.

8. Küflü Kenevirin Sağlığa Etkileri

Küf bulaşmış kenevir, kontaminasyon seviyesi, küf türü ve tüketim şekli (içme, buharlaştırma, yenilebilir, ekstraktlar) ne olursa olsun asla tüketilmemelidir. Özellikle akut solunum rahatsızlığı olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler için bu çok daha önemlidir. Bağışıklık sistemi zayıf kullanıcılar küflü ot yediğinde ciddi şekilde hastalanabilir. Hatta hastaneye yatış vakaları bile kaydedilmiştir; ancak küflü ot kullanımı sonucu ölüm bildirilmemiştir. Bazı araştırmalara göre, 2019 yılında Kaliforniya’daki satış noktalarında satılan kenevir örneklerinin %20’sinde çeşitli fungal ya da bakteriyel sorunlar saptanmıştır. Satış noktaları kontrollüdür, kara piyasada bu oran çok daha fazla olabilir. Büyük ölçekli kenevir tarımının yaygınlaşmasından önce bu sorun daha az yaygındı ve özellikle ABD’de yasallaşmayla birlikte bu durum arttı. Hobi yetiştiricilerinin de bildiği gibi küçük ölçekte bile küfü önlemek zordur; binlerce bitkinin olduğu bir çiftlikte kontrol iyice güçleşir. Operasyon büyüdükçe ortamı temiz ve steril tutmak ve çevresel kontrol sağlamak da zorlaşır.

 

Ne kadar çok bitkiniz olursa, hava sirkülasyonu, nem ve ideal sıcaklık aralığını kontrol etmek o kadar zorlaşır. Bu da kendi yetiştiricinizi yapmayı düşünmek için en iyi nedenlerden biridir; sürece tamamen hakim olabilirsiniz. Tohum çimlenmesinden hasada, kurutma ve fermente sürecine kadar her aşama sizde olur. Eğer astım veya solunum sorunlarınız varsa, riskiniz daha yüksektir. Her zaman tüketeceğiniz keneviri gözle kontrol edin. Küflü ot tüketmenin olası yan etkileri şunlardır:

  • Hafiften şiddetliye alerjik reaksiyonlar
  • Göğüs ağrısı
  • Hırıltı
  • Nefes darlığı
  • Şiddetli öksürük
  • Gözlerde tahriş
  • Hafıza kaybı
  • Düşük enerji
  • Ateş

Eğer küflü ot içtiğinizi, buharlaştırdığınızı veya yediğinizi düşünüyorsanız, elinizdeki ürünü dikkatlice kontrol edin. Panik yapmayın; büyük çoğunluğumuz için aşırı endişe edecek bir durum yoktur. Küflü kenevire karşı tepki yaşadığınızı düşünüyorsanız, bir sağlık profesyoneline danışmanız en iyisi olur. Ani üst solunum yolu semptomları yoksa acile gitmenize gerek yoktur; ancak hislerinizi takip edin ve şikayetleriniz artarsa bir doktora başvurun.

9. Küfe Dayanıklı En İyi Kenevir Strainleri

FastBuds olarak, tüm tohum ve strain kategorilerimizin küfe karşı yüksek dirençli olmasına hep önem verdik. Otomatik çiçeklenen strainlerin çoğu doğal olarak yüksek seviyede küf direncine sahiptir. Bunun sebebi, tüm otomatik çiçeklenen strainlerin ortak atası olan Ruderalis soyudur. Cannabis Ruderalis, Cannabis Sativa’nın bir alt türüdür ve doğal mantar ve zararlı direnç özelliği yüksektir. “Ruderalis” adı, Almanca “ruderal” kelimesinden gelir; yol kenarı otlarını tanımlamak için kullanılmıştır. Bu dış ortam kökeni, otomatik çiçeklenen kenevirlerin tamamında doğal olarak güçlü küf bağışıklığı anlamına gelir. Ancak, bazı strainler bu özellikte diğerlerinden daha iyi olabilir.

10. Sonuç

Bitkilerinizi iyi bir ortamda tutuyorsanız, mantar bulaştırmak nispeten zordur; fakat otunuzda küf olup olmadığını bilmek esastır. İyi bir çevre sağlamak çoğu yetiştirici için kolay görünse de, yeni başlayanlar için ve yetiştirme ekipmanı bulmanın zor olduğu ülkeler için oldukça zordur. Bitkilerinizin küf olmasından bıktıysanız, bizim Gorilla Cookies Auto gibi daha dayanıklı strainlerimizi denemenizi öneririz.

 

Ayrıca, bitkilerinizi her gün kontrol etmenizi ve en ufak bir problem belirtisinde hemen müdahale etmenizi öneririz. Unutmayın, küfü tedavi etseniz bile, nihai verimi düşürür ve aroma, koku ve etkiyi olumsuz etkileyebilir; bu yüzden en iyisi baştan önlem almaktır.  Küf önlemek için ipucu ve püf noktalarınız varsa, aşağıya yorum bırakarak yetiştirici topluluğuna yardımcı olabilirsiniz!



Comments

New Comment
No comments yet


Select a track
0:00 0:00